Yayın tarihi: 18/08/2026 - 13:32
Dinle - 02:33Bugün Ekonomi, size 16:9 moduna geçip dünyayı geniş ekranda izlemeyi öneriyor. Her zamanki gibi sinemanın ekonomisinden değil, sinemadaki ekonomiden bahsedeceğiz. Dünyanın dört bir yanındaki yönetmenler, para, iş ve küreselleşmeyle ilgili temaları nasıl ele alıyorlar? Bu ikinci bölümde, kameranın merceğinden fabrikalara bir dalış yapıyoruz.
Sinemada sanayi ve konveyör bandı üzerinde çalışmaktan bahsederken, Charlie Chaplin’in 1936’da vizyona giren başyapıtı “Modern Zamanlar”dan söz etmemek imkansızdır. Yönetmen, filmde melon şapkalı ünlü serseri karakterini, ne ürettiği asla bilinmeyen bir fabrikada yeni işe alınmış olarak sahneye çıkarıyor. Filmde, zirveye ulaşmış Fordizm’i, absürt düzeye varan iş bölümü ve insanı makineye dönüştüren, çalışmaya anlamını yitiren görevlerin tekrarı ile montaj hatlarının dayanılmaz temposunu, bu temponun Charlie Chaplin’in karakterini deliliğe sürükleyip, sonunda onu sistemin çarkları tarafından tam anlamıyla yutmasına kadar götürdüğünü anlatıyor.
Metropolis’te Fritz Lang, kurtarıcı bir yapay zeka hayal eder
On yıl önce, Alman yönetmen Fritz Lang, Metropolis’te zengin elit kesimin gökdelenlerinin tepesinden, neredeyse zombi durumuna indirgenmiş yeraltındaki işçi sınıfını sömürdüğü distopik bir gelecek hayal etmişti. O dönemde sanayi, sınıf mücadelesi perspektifinden ele alınıyordu.
Fritz Lang, çılgın bir mucidi ve onun yaratığını hikâyeye dahil eder: bir “Maschinenmensch”, yani “makine insan”, bugün yapay zeka olarak adlandırabileceğimiz özelliklere sahip bir robot. Fritz Lang, onu işçi sınıfını kurtaracak bir araç olarak hayal eder.
Perdenin arkası
Sinema, fabrikaların kapanışını da sıklıkla ele almıştır; bazen mizahla, örneğin 1997 yapımı İngiliz filmi The Full Monty’de olduğu gibi; bu filmde bir avuç işsiz, bir striptiz gösterisi sahnelemeye karar verir. Bu şakacı komedinin ardında, film sanayisizleşmenin vurduğu, çöküş içindeki bir İngiltere’nin portresini çiziyor. Çin İmparatorluğu’nun gelişip dünyanın atölyesi olarak kendini kabul ettirmesiyle birlikte birçok fabrika Çin’e taşınmıştı.
Geçen yıl vizyona giren ve pandemi sırasında devasa bir telefon fabrikasında çekilen Zhao Hao’nun Factory adlı belgeseli, perde arkasını gözler önüne seriyor: aceleye getirilen, insanlıktan çıkarılmış, çocuk muamelesi gören göçmen işçiler; tıpkı bir asır önce Charlie Chaplin’in canlandırdığı karakter gibi, gerektiğinde onları ezmekten çekinmeyen bir sistemin vazgeçilebilir dişlileri.
Haber Bülteni: Tüm uluslararası haberleri doğrudan e-posta kutunuza alın
Abone olRFI uygulamasını indirerek tüm uluslararası haberleri takip edin
Yazan: Nathanaël Vittrantİlgili haberler