Yayın tarihi: 04/09/2026 - 17:04
Dinle - 1:07:53ABD ile İran arasındaki savaş aynı zamanda ekonomik bir savaştır. Yaptırımlar, enflasyon, riyalin değer kaybı, kıtlıklar, petrol ve karaborsa: İran ekonomisi bu boğucu baskıya nasıl direniyor? Konuklarımız, savaştan çok önce filizlenen bir krizi analiz ediyor. Programın ikinci bölümünde, “Gerçeklerle Sınışan Ekonomi Politikaları” kitabının ortak yazarı Mathieu Peruyero, reformların etkinliğini nasıl ölçebileceğimizi, eşitsizlikleri nasıl azaltabileceğimizi ve borç çıkmazından nasıl çıkabileceğimizi açıklıyor.
İRAN, EKONOMİK SAVAŞ
Konuk:
Tahran’daki Ferdowsi Legal hukuk bürosunun ortağı Baki Maneche, savaşın ve yaptırımların İranlı şirketler ve halk üzerinde yarattığı somut sonuçları analiz ediyor.
Burgundy School of Business’ta ekonomi ve yönetim bilimleri profesörü olan Djamchid Assadi, İran’daki ekonomik çöküşü, enflasyonu, riyalin değer kaybını ve işgücü piyasasındaki zorlukları inceliyor.
İRAN: SAVAŞLA BAŞLAMAYAN BİR EKONOMİK KRİZ
Savaş, İran ekonomisinin yaşadığı zorlukları önemli ölçüde ağırlaştırdı, ancak bunların sebebi savaş değildi. Baki Maneche, İran’ın özellikle elektrik kesintileri, kuraklık, enflasyon ve ekonomisinin yapısal sorunlarıyla karakterize edilen derin bir krizi zaten birkaç yıldır yaşadığını hatırlatıyor. Ayrıca, uluslararası yaptırımları aşmak için yıllardır geliştirilen İran’ın “direniş ekonomisi” modelinin sınırlarını da vurguluyor.
YAPTIRIMLAR VE ABLUKA: GÜNLÜK YAŞAMA ETKİSİ NEDİR?
Yeni ABD yaptırımları, tedarik zorluklarını artırıyor ve işletmeler üzerindeki baskıyı yoğunlaştırıyor. Ancak bu yaptırımların sonuçları en çok tüketiciler üzerinde hissediliyor.
🎤 Baki Maneche: “İran ekonomisine yönelik yaptırımlar her sertleştiğinde, en çok acı çekenler özel sektör ve sivil toplum olmuştur.”
Özellikle benzin, büyük bir sorun teşkil ediyor. İran’ın üretimi artık ihtiyacı karşılamaya yetmiyor ve sübvansiyon sistemi, sınır bölgelerinde kaçakçılığı teşvik etti. İran ekonomisi büyük ölçüde kamu veya yarı kamu şirketleri ile iktidara bağlı kuruluşlar tarafından domine ediliyor. Özel şirketlerin yaptırımları aşmak için çok daha az imkânı var.
İSTİHDAM, YOKSULLUK, TÜKETİM: BASKI ALTINDAKİ BİR TOPLUM
Ekonomik çöküş, hane halklarını doğrudan etkiliyor. Bazı gıda ürünleri ulaşılamaz hale geliyor ve işgücü piyasası kötüleşiyor.
🎤 Djamchid Assadi: “İran’da hâlâ istediğiniz her şeyi bulabilirsiniz, ancak fiyatları çoğunluğun karşılayamayacağı düzeyde.”
Resmi işsizlik rakamları da gerçek zorlukları olduğundan daha az gösteriyor, diyor: Destek veya gelecek umudu olmadığı için birçok iş arayan artık kendini işsiz olarak bildirmiyor. “İş arayanlar artık kendilerini işsiz olarak bildirmekte bir fayda görmüyor.”
RIAL VE ENFLASYON: KIRILMASI ZOR BİR SIRALAMA
İran para birimi dramatik bir değer kaybı yaşıyor. Djamchid Assadi’ye göre sorun, kısmen devlet harcamalarının para basılarak finanse edilmesiyle bağlantılı. Enflasyon, riyalin değer kaybını besliyor; bu da ithal ürünlerin fiyatlarını artırıyor. Kamu gelirleri azaldığında kırılması özellikle zor olan bir kısır döngü.
PETROL: İRAN EKONOMİSİNİN TEHDİT ALTINDAKİ TEMELİ
Petrol, İran’ın en önemli dış gelir kaynaklarından biri olmaya devam ediyor. Ancak ABD’nin yaptırımları ve altyapı tahribatı, petrol ihracatını artık daha da zorlaştırıyor. Djamchid Assadi’ye göre, yeni ABD yaptırımları bu kısıtlamaları aşma çabalarını çok daha maliyetli hale getiriyor; zira bu yaptırımlar, İran ile ticaret yapan yabancı ortakları da cezalandırmayı amaçlıyor.
ÇİN VE RUSYA: MÜTTEFİKLER… AMA NE KADAR?
Tahran, ekonomik baskıyı hafifletmek için Pekin ve Moskova’ya güvenebilir mi? Djamchid Assadi, bu iki ortağı birbirinden ayırmamız gerektiğini belirtiyor. Çin, özellikle petrol alanında İran ile ticari ilişkilerini sürdürüyor, ancak son derece pragmatik bir tutum sergiliyor ve ABD ile ilişkilerini feda etmek istemiyor gibi görünüyor. Rusya için ise durum farklı. Moskova, Tahran ile olan ilişkisini bir koz olarak kullanıyor, ancak İran’ı savunmak için yeni bir savaşa girmeye istekli görünmüyor.
GERÇEKLER KARŞISINDA EKONOMİK POLİTİKALAR
Konuk:
Mathieu Peruyero, ekonomist, Sciences Po Paris’te öğretim görevlisi ve üst düzey memur; Odile Jacob yayınevi tarafından yayımlanan “Gerçeklerle Sınışan Ekonomi Politikaları” kitabının yazarlarından biridir.
BİR EKONOMİK POLİTİKANIN İŞE YARADIĞINI NASIL ANLAYABİLİRİZ?
Mathieu Peruyero, kitabının temel ilkesine değiniyor: Ekonomi politikalarını yalnızca ideolojik inançlarla değil, elde edilen sonuçlarla karşılaştırmak. Ancak sorun, ekonomi araştırmaları ile kamuoyu tartışmaları arasındaki uçurumda yatıyor.
🎤 Mathieu Peruyero: “Araştırma dünyası, kamu politikalarının tasarlanma dünyasından hâlâ oldukça uzak.”
EŞİTSİZLİKLER: YENİDEN DAĞITIM YETERLİ DEĞİL
Fransa güçlü bir yeniden dağıtım sistemine sahip, ancak Mathieu Peruyero bu sistemin eşitsizliklerin nedenlerinden çok sonuçlarına odaklandığını düşünüyor. Uluslararası deneyimler, özellikle çocukların eğitim ve sağlık alanlarında çok erken aşamada müdahale eden politikaların önemini ortaya koyuyor.
ASGARİ ÜCRET: SMIC’İ ARTIRMAK İSTİHDAMI YOK EDER Mİ?
Asgari ücret meselesi, ekonomik teorileri somut deneyimlerle karşılaştırmanın ne kadar gerekli olduğunu mükemmel bir şekilde ortaya koyuyor. Asgari ücretteki artışlar, incelenen ülkelere göre farklı etkiler yarattı. Bu nedenle Peruyero’ya göre, tek bir teorik modelden evrensel bir sonuç çıkarmamak gerekiyor.
🎤 Mathieu Peruyero: “Ekonomistlerin ampirik çalışmalarda ortaya çıkardıkları şey, bunun bağlama bağlı olduğudur.”
KAMU BORCU: HARCAMALARI AZALTMAK GEREKİR Mİ?
Fransız borcu, röportajın bir diğer önemli konusu. Mathieu Peruyero’ya göre, borcu istikrara kavuşturmak için gereken çaba oldukça büyük ve olası bir finansal krizden önce bu çabaya başlanmalı. Ona göre, yapısal reformlar, kamu harcamalarının kontrol altına alınması ve muhtemelen bazı gelir kaynaklarının artırılması gibi çeşitli önlemler alınması gerekecek.
EKOLOJİK DÖNÜŞÜM, DİJİTAL DÖNÜŞÜM, KÜRESELLEŞME: UZUN VADELİ HEDEFLERİ UNUTMAMAK
Önemli seçimlere birkaç ay kala, Mathieu Peruyero, ekonomik tartışmaların çok sık vergilere ve anlık harcamalara odaklanmasından duyduğu üzüntüyü dile getiriyor. Eğitim, inovasyon, küreselleşme, dijitalleşme ve ekolojik dönüşüm de ekonomik tartışmaların merkezine yerleştirilmelidir.
🎤 Mathieu Peruyero: “Bu kitapta, bu hayati konulara hak ettikleri önemi gerçekten vermeye çalıştık.”
COVID VE ENERJİ KRİZİ: NE GİBİ DERSLER ÇIKARILMALI?
Sağlık krizi, sonradan değerlendirilen bir ekonomi politikasının ilginç bir örneğidir. Mathieu Peruyero’ya göre, Fransa’nın verdiği tepki genel olarak ekonomik bir felaketin önlenmesini sağlamıştır. Ancak krizden çıkış süreci o kadar kontrollü olmamıştır; bunun başlıca nedeni, bazı acil durum önlemlerinin çok uzun süre uygulanmaya devam edilmesidir.
🎤 Mathieu Peruyero: “Eğer bu geçici bir krizse, geçici önlemler alınmalıdır.”
KAMU POLİTİKALARININ DEĞERLENDİRİLMESİ: DEMOKRATİK BİR ARAÇ MI?
Mathieu Peruyero’ya göre, değerlendirme sadece araştırmacılar veya idarelerle sınırlı kalmamalıdır. Bu, demokratik tartışmanın gerçek bir aracı haline gelebilir. Amaç, sonuçlar beklentilere uymadığında reformu uyarlayabilmek de olmalıdır.
💻 Yapım: Guillaume Munier
🎵 Müzik seçimi:
Haber Bülteni: Tüm uluslararası haberleri doğrudan e-posta kutunuza alın
Abone olRFI uygulamasını indirerek tüm uluslararası haberleri takip edin
Yazan: Bruno Faureİlgili haberler