Yaratıcılık ve müzakereler yoluyla tüm insani çatışmalarımızı tüketmeye yönelik bir girişim. Zira hiçbir dönem, bu dünyanın devleri arasındaki açık savaşlar gibi en gizli aile içi şiddetleri bu kadar gözlerimizin önüne sermemişti. 2008’den beri devam eden bu tiyatro projesi, insan çatışmalarının özüne ve içimizde barınan nefret ve yıkım dürtülerine odaklanıyor. Büyük ve iğrenç savaşların yanı sıra gündelik hayattaki sosyal, cinsel ve ırksal ayrımcılıkların da kesiştiği geniş bir analiz alanı. Ve şu soruyu gündeme getiriyor: Bundan kurtulmanın bir yolu var mı? Bu uzun metinle amaç, tiyatroyu her zamankinden daha fazla bir Agora’ya, fikir alışverişinin, fikir ayrılıklarının ama aynı zamanda dinlemenin de yaşandığı bir mekana dönüştürmeye davet etmektir.