Ananda Devi’nin güçlü kalemini, şiddet, acı, sihir ve isyanla dolu edebi dünyasını zaten biliyorduk; ancak bu kitapta sanki önceki tüm kitapları tek bir nehirde birleşmiş gibi: kökenlerimizin nehrinde. Bir topluluğun yaşamı üzerinden bizi insanlığın tüm karmaşıklığına daldıran büyüleyici bir roman-dünya. Grasset yayınevinden çıkan *Chronique d’un royaume perdu* (Kayıp Bir Krallığın Günlüğü), yazarın doğduğu yer olan Mauritius’ta 19. yüzyıldan günümüze dört nesil boyunca uzanan muhteşem bir kurgu; hikâye, gerçekte var olan bir yer olan Le Bouchon’da geçiyor; ancak yazar, bu gerçek coğrafyadan yola çıkarak, kelimenin tam anlamıyla yeni bir efsane yaratıyor.