Buradaki ekonomi , oradaki ekonomi 2027 Cumhurbaşkanlığı Seçimi: Vergi sistemi, borç ve iklim – Fransız girişimcilerin fikirleri

Yayın tarihi: 28/08/2026 - 17:00

Dinle - 1:06:07

2027 cumhurbaşkanlığı seçimlerine birkaç ay kala, girişimciler netlik ve istikrar talep ediyor. Vergilendirme, borç, kamu harcamaları, yeniden sanayileşme, iklim geçişi ve yapay zeka: Fransa için hangi ekonomik seçimler yapılmalı? Roland-Garros'ta düzenlenen Fransa Girişimciler Buluşması (REF 2026) kapsamında, iki kadın yönetici deneyimlerini paylaşıyor ve gelecekteki adaylara önerilerde bulunuyor.

De gauche à droite, Bruno Retailleau (LR), Raphael Glucksmann (Place publique), Marine le Pen (RN), Édouard Philippe (Horizon), Jean-Luc Mélenchon (LFI), Marine Tondelier (Écologistes), Gabriel Attal (Rennaissance), lors du débat organisé face au Medef, le 27 août 2026 à Paris.
Soldan sağa, Bruno Retailleau (LR), Raphael Glucksmann (Place publique), Marine Le Pen (RN), Édouard Philippe (Horizon), Jean-Luc Mélenchon (LFI), Marine Tondelier (Écologistes), Gabriel Attal (Rennaissance), 27 Ağustos 2026’da Paris’te Medef’in karşısında düzenlenen tartışma sırasında. © Thomas Samson / AFP
Reklam

Konuklarımız

🎤 Julie Neuville, düşük karbonlu ve döngüsel çimento üretiminde uzmanlaşmış bir sanayi şirketi olan Materrup'un başkanı. Şirketi 2022'den beri Fransa'da üretim yapıyor ve çimento endüstrisinin karbon ayak izini azaltmaya yönelik çözümler geliştiriyor.

🎤 Adina Grigoriu, risk yönetimi, uzun vadeli yatırım ve yapay zeka ile ilgili teknolojiler konusunda uzmanlaşmış dijital finans mühendisliği şirketi Active Asset Allocation’ın başkanı ve kurucusu.

Julie Neuville et Adina Grigoriu sur le plateau d'Eco d'ici Eco d'ailleurs installé à Roland-Garros lors de la REF 2026
Julie Neuville ve Adina Grigoriu, REF 2026 sırasında Roland-Garros’ta kurulan “Eco d’ici Eco d’ailleurs” programının stüdyosunda © RFI

Vergilendirme ve sosyal yükler: İşletmeler netlik istiyor

Vergilendirme ve sosyal yükler, Medef’in Fransa Girişimciler Buluşması’nda girişimciler tarafından dile getirilen başlıca endişeler arasında yer alıyor. Match Up’ın başkanı Julie Neuville’e göre bu mesele doğrudan istihdamla bağlantılı: sosyal yükler ne kadar fazla olursa, bir şirketin personel alımı yapma kapasitesi o kadar kısıtlanır. Active Asset Allocation’ın kurucusu Adina Grigoriu ise verginin seviyesinden çok öngörülemezliğine vurgu yapıyor. Yirmi, otuz veya kırk yıllık bir perspektifle düşünen bir yatırımcı için, vergi kurallarındaki sürekli değişiklikler gerçek bir risk primi oluşturuyor.

🎙️ Julie Neuville:

“Buradaki amaç, daha fazla kâr elde etmek değil. Asıl amaç, öncelikle istihdamı sürdürülebilir kılmaktır.”

🎙️ Adina Grigoriu:

“Her vergi değişikliği, sermaye maliyetine bir risk primi ekler.”

Kamu borcu ve harcamaları: Fransa için yol haritası ne olacak?

Kamu borcu, iş dünyası liderlerinin bir diğer büyük endişesi olarak öne çıkıyor. Julie Neuville’e göre, borcu azaltmak tek bir formülle özetlenemez: hangi harcamaların azaltılacağı ve bu seçimlerin inovasyon, yatırım veya eğitim üzerinde ne gibi sonuçlar doğuracağı bilinmelidir. Adina Grigoriu ise yatırımcıların algısı konusunda uyarıda bulunuyor: Borç seviyesi ve finansman maliyeti, şirketlerin kendilerinin borçlanma maliyetini doğrudan etkiliyor. İki yönetici bir noktada hemfikir: Fransa’nın inandırıcı ve anlaşılır bir yol haritasına ihtiyacı var.

🎙️ Adina Grigoriu:

“Borçla ilgili gerçekler, çünkü faiz yükü devletin en büyük bütçe kalemi haline geldi.”

🎙️ Julie Neuville:

“Borç acil bir sorundur. Ben, bir şirket olarak, borçlanıp bunları hızlı bir şekilde ödememeyi göze alamam.”

Fransa’nın yeniden sanayileşmesi: hızlanmak, ama hangi stratejiyle?

Yeniden sanayileşme, işverenlerin taleplerinin merkezinde yer alıyor, ancak zaman ve görünürlük sorunlarıyla karşı karşıya. Julie Neuville, rekabet gücünü korurken çevresel zorluklara cevap verebilen bir Fransız sanayisini savunuyor. Düşük karbonlu çimento üretiminde uzmanlaşmış şirketi, farklı bir üretim anlayışı benimseme arzusunu somut bir örnek olarak ortaya koyuyor. Ancak idari işlemlerin yavaşlığına dikkat çekiyor: Bir fabrikanın kurulması on iki ayda mümkünken, gerekli izinlerin alınması birkaç yıl sürebiliyor.

🎙️ Julie Neuville:

“Çözümlerimiz var. Entelektüel kaynaklarımız var. Harekete geçirilebilecek finansal kaynaklarımız da var. Mesele, bugün kendimize şunu söyleme iradesine sahip olmak: Evet, bunu yapmaya karar veriyoruz, hızlanıyoruz, işe yarıyor, bu mümkün.”

🎙️ Adina Grigoriu:

“Düşük karbonlu bir sanayi projesinin sermaye maliyeti, uzun vadede daha düşük olacaktır.”

L'usine Matterup de Saint-Géours-de-Maremne dans les Landes (sud-ouest de la France)
Landes bölgesindeki (Fransa'nın güneybatısı) Saint-Géours-de-Maremne'deki Matterup fabrikası © Materrup

Ekolojik dönüşüm: Zorunluluk mu, yoksa endüstriyel bir fırsat mı?

2026 yazındaki sıcak dalgaları, iklim değişikliğinin aynı zamanda ekonomik bir mesele olduğunu da hatırlattı. Julie Neuville’e göre, ekolojik dönüşüm, rekabet gücü ve sanayi birbiriyle çelişen kavramlar değildir. Özellikle CO₂ emisyonu yüksek olan çimento sektörü, ona göre yeni üretim süreçleri sayesinde inovasyon ve istihdam yaratma alanı haline gelebilir.

Yönetici, şirketlerin artık iklim değişikliği karşısında sorumluluklarını tam olarak üstlenmeleri gerektiğini düşünüyor. Yatırımcılar açısından ise Adina Grigoriu, iklim riskinin uzun vadeli sigorta ve finans sektörünün stratejilerine zaten entegre edildiğini vurguluyor.

🎙️ Julie Neuville:

“Ekolojik dönüşüm, ekonomi, rekabet gücü ve sanayi birbiriyle çelişmez. Tam tersine.”

🎙️ Adina Grigoriu:

“Fransız yatırımcılar ve aynı zamanda Avrupalı yatırımcılar da karbonu bir geçiş riski olarak gerçekten benimsemiş durumdalar.”

Fransız tasarrufları ekonomiyi finanse edebilir mi?

Bahsedilen bir diğer yol ise: Fransızların tasarruflarını sanayi, enerji dönüşümü ve altyapı finansmanına daha iyi yönlendirmektir. Adina Grigoriu, paylı emeklilik sistemini tamamlayacak bir üçüncü sermayelendirme kademesi fikrini savunuyor. O, Fransız tasarruflarının büyüklüğünün, ekonomideki dönüşümleri finanse etmek için önemli bir potansiyel kaynak oluşturduğunu düşünüyor. Julie Neuville ise, ister özel sektör yatırımlarından ister kamu kaynaklarından gelsin, harcanan her bir avronun verimliliğinin önemini vurguluyor.

🎙️ Adina Grigoriu:

“Sermayemiz var, ama bir şekilde emekliliklerimiz için bu sermayeyi değerlendirmeyi reddediyor gibiyiz.”

🎙️ Julie Neuville:

“Her bir avro, bizi koruyacak ve geleceğe hazırlayacak bir kaldıraç etkisi yaratacak şekilde en verimli şekilde kullanılmalıdır.”

Yapay zeka: bir yardımcı araç, karar verici değil

Yapay zeka, şirketler için bir başka büyük dönüşümdür. Finans sektöründe Adina Grigoriu, yapay zekanın kararları puanlayabileceğini, simüle edebileceğini, belgeleyebileceğini ve açıklamaya yardımcı olabileceğini, ancak insan sorumluluğunun yerini almaması gerektiğini açıklıyor. Julie Neuville de kendi endüstriyel sektöründe yapay zekayı, daha yüksek katma değerli görevlere zaman ayırabilmeyi sağlayan bir destek aracı olarak görüyor.

🎙️ Adina Grigoriu:

“Biz müşterilerimize karar verme araçları sunuyoruz, kara kutular değil.”

🎙️ Julie Neuville:

“Bu sayede daha fazlasını yapabilir, daha iyisini yapabilir ve daha kaliteli işler ortaya koyabiliriz.”

Girişimcilerin sloganı: “cesaret”

Röportajın sonunda, iki yöneticiye politikacılardan bekledikleri cesaretin ne olduğunu tanımlamaları istendi. Julie Neuville’e göre cesaret, özellikle iklim değişikliği karşısında geleceği korumaya yönelik zor kararları bugün almaktır. Adina Grigoriu ise üç taahhüt talep ediyor: borç konusunda şeffaflık, beş yıllık mali ve düzenleyici istikrar ve Fransız tasarruflarının sanayi, teknoloji ve dönüşüm lehine seferber edilmesi.

🎙️ Julie Neuville:

“Cesaret, yarın hayatta kalmamızı sağlayacak zor kararları bugün alabilmektir.”

🎙️ Adina Grigoriu:

“Benim için, bir siyasetçi için cesaret, sevilmemekten korkmamaktır.”

 

Maciej Witucki, Avrupa şirketlerinin öncelikleri

Maciej Witucki, président de Business Europe, sur le plateau de RFI
Business Europe Başkanı Maciej Witucki, RFI stüdyosunda © RFI

Programın ikinci bölümünde konuğumuz, 36 Avrupa ülkesindeki şirketlerin çıkarlarını temsil eden Business Europe örgütünün başkanı Maciej Witucki. Witucki, kıtanın ekonomik durumunu analiz ediyor. Ona göre, Avrupa’nın gerilemesi bir gerçektir, ancak Avrupa hâlâ önemli avantajlara sahiptir: 450 milyon tüketiciden oluşan bir pazar, en son teknolojiler ve endüstriyel değer zincirlerinde güçlü bir entegrasyon.

🎙️ Maciej Witucki:

“Evet, gerileme yaşıyoruz. Bugün sahip olduğumuz avantaj, artık bunun farkında olmamız ve harekete geçmeye başlamış olmamızdır.”

Business Europe Başkanı’na göre, Avrupa, şirketleri zor durumda bırakan aşırı düzenlemelerle mücadele etmelidir. Witucki, Avrupa kurallarının tamamını sorgulamıyor, ancak artık koruma veya değer sağlamayan kuralların kaldırılmasını savunuyor. Enerji konusu da, özellikle Ukrayna’daki savaş ve enerji maliyetlerindeki artıştan bu yana, aynı derecede önemlidir.

İklim konusunda Maciej Witucki, Avrupa’nın hedeflerinden vazgeçmemesi gerektiğini, ancak bu hedeflere ulaşmak için izlenecek yol, gerekli yatırımlar ve destek mekanizmaları üzerinde daha fazla düşünmesi gerektiğini savunuyor. 

Business Europe Başkanı, nükleer enerji ve yenilenebilir enerji kaynaklarını Avrupa’nın endüstriyel geleceği için stratejik sektörler olarak görüyor. Bununla birlikte, planlanan çok sayıda projenin hayata geçirilmesi için işgücü eksikliği olduğunu vurguluyor. Ağır borç yükü altındaki Avrupa ülkeleri karşısında, altyapı ve sanayiyi finanse etmek amacıyla Avrupa tasarruflarının daha fazla harekete geçirilmesi çağrısında bulunuyor.

Önceliklerinden biri de tek pazarın tamamlanmasıdır. Ona göre, fiziksel sınırlar büyük ölçüde ortadan kalkmış olsa da, özellikle hizmetler alanında birçok düzenleyici ve idari engel Avrupa pazarını parçalamaya devam etmektedir. Bu engellerin kaldırılması, ona göre nispeten hızlı bir büyüme kaynağı oluşturabilir.

Son olarak, Business Europe başkanı, gelişmekte olan pazarlar, özellikle de Afrika ile olan ilişkilere değiniyor. Avrupa şirketleri için bu kıta, hem ticari fırsatlar hem de vazgeçilmez doğal kaynaklara erişim anlamına geliyor. Ancak o, daha fazla katma değer ve istihdam yaratmak için bu kaynakların yerel olarak işlenmesi gerektiğinin altını çiziyor.

 

💻 Yönetmen: Guillaume Munier

🎵 Müzik seçimi: Tiken Jah Fakoly / Carlinhos Brown - Forola

Haber Bülteni: Tüm uluslararası haberleri doğrudan e-posta kutunuza alın

RFI uygulamasını indirerek tüm uluslararası haberleri takip edin

Yazan: Bruno Faure